Göğüs Bağlayıcılar: Genç Kızları Transseksüelliğe Hazırlayan Bir Basamak

Bugün kızımla birlikte, üniversite birinci sınıfa başlamasına bir hafta kala, her yıl yaptığımız plaj gezisine çıktık. Onun ayak parmaklarıyla dalgaları nazikçe test edişini izlerken biraz gözlerim doldu. Çocuklar evden ayrılırken duygusallaşmak anneler için alışılmadık bir durum değil, ancak ben bugün daha büyük şeytanlarla savaşıyorum. Kızımın giydiği şeyle kolayca özetlenebilecek bir yalanı ona satmış olanlarla… Erkek şortu ve tişört, üzerinde de daha önce varlığından bile haberdar olmadığım bir şey: göğüs bağlayıcı - göğüslerini düzleştirerek bir kadının profilini erkekleştirmek için tasarlanmış, dar, likralı ve naylon kısa bir atlet.
Evet. Göğüsleri düzleştirmekten bahsediyorum. Eğer böyle bir şeyi ilk defa duyduysanız (ve özellikle de kadınsanız), muhtemelen bunu hayal ederken yüzünüz buruşmuştur. Bunun savunucuları, göğüs bağlayıcıların erkek cinsiyetine geçişi kolaylaştırdığını ve cinsiyet disforisinin (cinsiyetten duyulan hoşnutsuzluğun) duygusal zorluklarını hafiflettiğini iddia ediyor. Cinsiyet disforisi, kişinin cinsiyetinin bedeniyle uyumlu olmadığını hissetmesidir. Bu durum, detaylı tedavi gerektiren psikolojik bir rahatsızlıktır. Cinsiyet disforisi yaşayan ergenlerin sayısı son birkaç yılda dünya çapında patlama göstermiştir. Birleşik Krallık'ta bu artış %4400'e ulaşarak sorumlu doktorları ve araştırmacıları sosyal bulaşmayı sorgulamaya yöneltmiştir.
Kızım üç yıl önce, 16 yaşındayken bize transseksüel olduğunu söyledi, çocukluğunda cinsiyet hoşnutsuzluğuna dair HİÇBİR geçmişi yoktu. Özel okulu, kızımın okul kayıtlarındaki adını değiştirmesini teşvik etti ve kızımın altta yatan psikolojik sorunlarına ve bizim onayımız olmadan yaptıkları bu teşvikin kızımızı nasıl etkileyeceğine dair endişelerimizi zerre kadar önemsemedi! Bundan önceki yıllarda başarılı bir bale dansçısı, yaratıcı bir modacı, kulaklarını deldirmek için sabırsızlanan ve kendini erkek delisi olarak adlandıran bir çocuktu. Öğretmenlerine göre, gelişmekte olan liderlik becerileri ve benzersiz bakış açıları olan olağanüstü bir öğrenciydi. Yine de arkadaş çevresinde zorluklar yaşadı ve en yakın kuzeninin hayatını tehdit eden bir sağlık sorunuyla mücadele edişine şahit olduğu 11-15 yaşları arasında bir travma yaşadı. Sekizinci ve dokuzuncu sınıflarda kendini izole etmeye başladı ve internette sayısız saatler geçirdi. Depresyona girdi, yalnızlaştı ve oldukça kaygılı bir hale geldi. Bu yoğun duygusal kırılganlık döneminde, transgenderizm kavramı tarafından baştan çıkarıldı. Travma sonrası stres bozukluğunda kendi varlığından kopma yaşantıları görülür, kızım da bundan muzdaripti. Acı çekmeyen ve basmakalıp erkek sertliğine sahip yeni bir kişi olma fikri kızımın psikolojik ihtiyaçlarına mükemmel bir şekilde karşılık veriyordu.

16 yaşından itibaren kıyafet seçimleri giderek erkeksi hale geldi, saç kesimleri kısaldı. Bana göğüslerinden nefret ettiğini ve evden çıkmak için göğüs bağlayıcıya ihtiyaç duyduğunu söyleyerek ağladı. Erkekliğinin somut bir aksesuarı olarak gördüğü bu göğüs bağlayıcı, kendini güvende tutmak için bir kaplumbağa kabuğu gibi kullandığı bir başa çıkma mekanizmasıydı. Bugün bile bağlayıcının parasını kimin ödediğini bilmiyorum. Belki de trans olduğunu söyleyen ve maddi ihtiyacı olan herkese, herhangi bir asgari yaş şartı olmaksızın ücretsiz göğüs bağlayıcılar gönderen bir kuruluş olan Point of Pride'dan almıştır. Ya da kurucusu şirketin 2015-2019 yılları arasında "en az %200 büyüme" yaşadığını açıklayan ve internet üzerinden göğüs bağlayıcı satan GC2B'den… Belgelenmiş sağlık risklerini anlayan yetişkinlerin göğüs bağlayıcılara erişimini engellemek benim işim değil. Ancak Reddit'teki yaygın varsayımlara göre bu şirketin adı “girls change to boys" yani “kızlar erkeklere dönüşüyor" cümlesinin baş harflerinden oluşuyor (şirket tarafından yalanlanmamış). Bu da 18 yaşından küçük kalabalığa bir davetiye çıkarıyor. Nörolojik olarak ele alınırsa, insan beyninin 25 yaşına kadar tam olarak gelişmediği bilinen bir bilimsel gerçektir. Bunun yanı sıra, göğüs bağlayıcıların ergenlik döneminde sağlıklı meme dokusunu nasıl etkilediğine dair araştırmalar yapılmıştır. Göğüs bağlayıcılarla ilgili bildirilen tıbbi sorunlar arasında nefes darlığı, baş dönmesi, sırt ve göğüs ağrısı ve hatta kaburga çatlakları var. Benim fark ettiğim bir diğer sorun ise gençlere bedenlerine yönelik bir güvensizlik aşılıyor olması…
Bu bağlayıcıların çocuklara pazarlanmasının etik yönünden sorunlu olmasının yanı sıra, sosyal cinsiyet değişikliği yapan (cerrahi müdahale olmaksızın sosyal hayatta karşı cinsiyete ait isim kullanan, karşı cinsiyetin kıyafetlerini giyen ve saç stillerini karşı cinsin cinsiyet normlarına uyacak şekilde değiştiren) çocukların ileride tıbbi cinsiyet değişikliği arayışına girme olasılıklarının daha yüksek olduğuna dair kanıtlar var. Bu da demek oluyor ki çocuklar, kafalarına bir kez cinsiyetlerini değiştirebilecekleri fikri sokulduğunda (ki bu cinsiyet değiştirme ameliyatıyla bile bilimsel olarak imkansızdır), testosteron kullanımının geri dönüşü olmayan etkilerine giden yolda disforilerinin derinliklerine doğru ilerliyorlar. Ardından transseksüel ameliyatları geçirerek sağlıklı bedenlerini tahrip ediyor ve nihayetinde hala disforiden muzdarip bir şekilde geçirecekleri bir ömür boyunca tıbbi bakıma muhtaç birer hasta olarak hayatlarına devam etmek zorunda kalıyorlar. Toplumsal cinsiyet ideolojisinin savunucuları kelime oyunları yaparak göğüs bağlayıcıların kişileri "gerçek benliklerini" yaşamaları için özgürleştireceği yalanını öne sürüyor. Bir kadına sağlıklı bedeninde hapsolduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini söylemek nasıl ilerici bir yaklaşım olabilir?

Kızımın zaten kırılgan olan ruh sağlığı, sosyal cinsiyet değişiminden bu yana hızla kötüye gitti. Okuldaki amigo kızlar çoktan bu bataklığa düşmüşler, kızımın iyiliğini düşünmekten ya da onu gerçekten aralarına almaktan çok, aralarındaki tek boynuzlu at fikriyle büyülenmiş durumdalar. LGBTQ yanlısı girişim, testosteron kullanımını teşvik eden yüzeysel, yanlış yönlendirilmiş bir pislik yığınından ibaret. Tıp camiası daha da beter; endişelerimizi ve kızımın sayısız sorununu detaylıca incelemeyi reddederek bizi cinsiyet kliniğine yönlendirdiler.
O göğüs bağlayıcı ise kızımı daha kötüsüne, disforiye iten bir basamaktı, bir giysiden çok daha büyük bir şeyin belirtisiydi. Çeşitliliğin anlamını yitirdiği ve genç insanları etkilemek pahasına kitlesel olarak pazarlandığı bir zamanda yaşıyoruz. İlaç şirketleri, plastik cerrahlar, endokrinologlar ve "cinsiyet değiştirici iç çamaşırı" satan küçük endüstriler için kâr teşvikleri devasa boyutta ve bu şeytanlar menfaat elde etmek için gençleri kullanmaktan hiçbir zaman geri durmayacak.
Şimdi plajda tedirgin bir şekilde nefes alıyorum ve kızımın kendisini kimin yargıladığına bakmak için omzunun üzerinden kaçamak bakışlar atışını izliyorum. Bundan birkaç yıl önce mayo giyiyor olurdu. Daha da öncesinde ise çocuksu kaygısızlığı ile izleyenlerden tamamen habersiz olurdu. Dalgaların altına dalıyor, kayboluyor ve tekrar su yüzüne çıkıyor. Buz gibi suyla canlanan yüzü aydınlık, gülümsemesi coşkulu. "Hava buz gibi!" diye sesleniyor.
İşte benim kızım, el sallıyor. Onun için sonuna kadar savaşacağım.
Kaynak: pitt.substack.com
21 Kasım 2023
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK İÇERİKLER
Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?